Her İlişkinin Bir Üçüncüsü Var!
Başlık ürkütücü ve hatta buram buram “aldatma” kokuyor ancak içerik biraz daha farklı. Bugünlerde belki her zamankinden daha fazla ilişki sorunuyla başvuran hastayla karşılaşıyorum. Sorun ise çok kaba hatlarıyla bireysel hikayelerin ötesinde tek cümleye indirmek istediğimizde “Ayrılmak istemiyorum ama terk edildim” ya da “Ayrılmak istiyorum ama ayrılamıyorum” gibi iki başlıkla tanımlanır hale gelmiş gibi görünüyor.
Aslında başlık psikanaliz yazınından geliyor; özellikle de neo-Klein yönelimli psikanaliz/psikoterapi alanından.
Bu kısım sıkıcı ancak gerekli bir giriş olacak sanıyorum: Analitik üçüncü genellikle benlik ve öteki, özne ve nesne, fantezi ve gerçeklik arasındaki psişik alan/şey olarak tanımlanır; "özne olarak ben" ve "nesne olarak ben"in gözlendiği ve biraz da vücut bulmaya başladığı alan gibi tariflenir Ogden tarafından (1). Analitik üçüncü haliyle terapi odasına ya da analizan divanına kısıtlı kalmaz gibi de düşünebiliriz: ikililer ya da daha geniş topluluklar içinde kişilerin birbirleriyle daha derin bir duygusal deneyim düzeyinde gerçek temas kurmasıyla ortaya çıkar. Buraya kadar sıkıcı, kısa bir teorik giriş yapmış olduk.

İlüstrasyon: Dadu Shin
Romantik ilişkilerde ilişki içindeki iki kişi ayrıca ilişkinin kendisiyle de bir ilişki kurar. “Ben seni değil, seni sevmeyi sevdim” söylemi aslında bunun sonucudur. İlişkinin kendisiyle kurulan ilişkide ilişkiyi sevmek kadar ilişkinin uzantısı, öğesi olmak da masadadır. Dolayısıyla bazen ilişkinin bitişi “ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi” gibi tariflenir kişiler tarafından. Daha da önemlisi kişiler için ilişki kurulan kişi hayatlarından çıktığında dahi ilişkinin kendisiyle kurulan ilişki sürebilir. Ne kadar tekerleme havası veriyor değil mi!!!
Bunun en somut sonucu bir ilişkinin, ilişki içindeki iki kişi için asla aynı zamanda bitmemesidir. “Benim için bitti ama o peşimi bırakmıyor” ya da “beni terk etti ama ben onu unutamıyorum” tam da böyle bir noktada kurulan cümleler olur.
Sağlıklı bireyi tarifleyen şey ayrılık kararını aldıysa şimdi arkasında durması ve karşı tarafı ilişkinin kendisiyle kurduğu sorunu kendi başına çözmeye bırakmasıdır; masada bazen “beni bırakırsan kendime zarar veririm” tehdidi dursa da… Keza terk edilen bireyin de ilişkinin karşı tarafına saygı duyup aşamadığı kısımları ilişkinin kendisiyle kurduğu ilişki içinde çözmeye çalışması yine sağlıklılığı tanımlar. –Kısa bir not: Karşısındaki insanı terk ederse kendisine zarar vermekle tehdit eden kişi aslında bir istismarda bulunuyor-
Aslında uzun lafın kısası: İLİŞKİ İKİ TARAF İÇİN AYNI ANDA BİTMİYOR ve farkındaysanız bir kere bile narsist/narsisist/narsistolog vb bir kelime kullanmadım.
1-Ogden, T. (1994). Subjects of Analysis. New Jersey: Jason Aronson, Inc



Comments