MEVSİMSEL DEPRESYON-NEDEN? NE YAPMALI?
Updated: Oct 13, 2022
Özellikle kışa yaklaştığımız şu günlerde pek çok insan kötü ya da düşük hissetmekten yakınıyor. Peki insan neden güz ya da kış döneminde duygudurum dalgalanmaları yaşar? Bu durumda ne yapmak gerekir?
Aslında tanı kılavuzlarında mevsimsel depresyon gibi bir tanı yer almasa da pratikte gündelik yaşamda karşımıza çıkan bir klinik tablodan bahsediyoruz. Zaman zaman majör depresif bozukluk ya da bipolar duygudurum bozukluğunun bir parçası zaman zamansa tekrarlayan depresif bozukluğun bir epizodu (dönemi/atağı) olarak görebiliyoruz. Türdeş rahatsızlıklara göre hastanın gerçeklikten kopmaya başladığı psikotik tablonun, intihar riskinin ya da işlevsellik azalmasının çok daha az görüldüğünü biliyoruz (1). Bir şekilde kendimizde ya da yakınlarımızda gözlediğimiz bu tablonun ise farklı perspektiflerden farklı açıklamaları mevcut.

Evrimsel açıdan bakıldığında depresyon ve getirdiği belirtilerin bazı başka fiziksel hastalıkları çağrıştırması iki noktada açıklamayı renklendiriyor: birincisi kışın uykuya yatmayan hayvanların yavaşlaması, sürü için etkileşimi azaltmaları enerji koruma moduna geçtiklerini düşündürüyor ve insanlarda da benzer bir mekanizmanın mevsimsel depresyonu açıklayabileceğini görüyoruz. Bunun yanında fiziksel hastalıklarda hastanın aşırı yavaş, bitkin, hareketlenemez halde olması hastalığa sebep olan etkenin (mikrobun/virüsün/bakterinin) yayılmasını engeller; aynı şekilde mevsimsel depresyonda da bireyin hareketsizliği türün geri kalanına bu depresif belirtilerin yayılmasını engelliyor olabilir (2).
Bunun yanında kabaca –yanlış da olsa- mutluluk hormonu olarak da bildiğimiz serotoninin yapımında kullanılacak yapıtaşlarının güz ve kış dönemlerinde daha zor ulaşılabilir olduğunu biliyoruz. Aynı zamanda bu nörohormonu üreten mekanizmaların da daha az çalıştığını görüyoruz. Ayrıca gözün ışığa duyarlı tabakası olan retinada ışık hassasiyetinin değiştiği de bir diğer önerme olarak öne çıkar-zaten havalar karanlıktır ve ışıktan daha az yararlanırız (3).
Peki tedavide seçenekler ne?
Aslında izlediğimiz yollar farklı depresif tabloların tedavisinde izlediklerimizden çok da farklı değil. Temelde bilişsel davranışçı terapi gibi psikoterapi yöntemleri bu süreçle baş etme yolları keşfedebilmek için davranışçı teknikleri kullanırken tabloyu başlatan hatalı bilişleri de tespit edip değiştirmeye çalışabilir. Bunun yanında özellikle bahsettiğimiz serotonin sistemini daha aktifleştirebilmek adına seçici serotonin geri alım inhibitörü grubundaki antidepresan ilaçlara başvurabiliyoruz. Bu noktada hekim ile hasta hem etkileri hem de yan etkileri gerektiği gibi yönetebilmek için iyi bir işbirliği kurmakla tedaviye başlamış olacaklar.
Bunların dışında Türkiye’de çok da aktif biçimde başvurmadığımız bir yöntem olarak fototerapi bazı Avrupa ülkelerinde öne çıkmaktadır. Hastanın 10000 lükslük, morötesi dalgaboylarını içermeyen bir ışık kaynağına belli uzaklıkta oturarak 30 dakika gözleri açık şekilde istirahat etmesi biçiminde uygulanır.
Mevsimsel depresyon ya da mevsimsel duygudurum bozukluğu yaşadığınızı düşünüyorsanız bir psikiyatri uzmanına başvurarak uygun tedaviye erişmeniz ve sonraki yıllar için tekrar etmemesi adına alabileceğiniz koruyucu önlemleri konuşmanız önemlidir.
1-Magnusson, A. (2000). An overview of epidemiological studies on seasonal affective disorder. Acta Psychiatrica Scandinavica, 101(3), 176-184.
2-Brüne, M. (2008). Textbook of evolutionary psychiatry: The origins of psychopathology. Oxford: Oxford University Press.
3-Kurlansik, S. L., & Ibay, A. D. (2012). Seasonal affective disorder. American family physician, 86(11), 1037-1041.



Comments