Oğuz Atay mühendis olmasaydı...
"Kelime ve yalnızlık hayatın tadı tuzu
Kucaklamak isterdi ölümü ve sonsuzu"
Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'ından minicik bir parça. Ama insana dair -neredeyse- her şeyi bu iki dizeye sıkıştırmış gibi Atay.
Otto Rank bireyin kendini ayırmaya, özel olmaya, ilerlemeye çalışmasının bedelinin ötekilerle bağlantıyı belli bir noktada kaybetmeye başlaması olarak tarifler.
Yalnızlıktır yani bedel. Diğeriyle sonsuz diyalogdan, kelimelerden vazgeçmek gibidir. Kelimeler yitip de ötekinin zihninde silinmeye başladığımızda ölüm de adım adım gelir.
Öte yandan dünyada bir yerde hep biriyle olmak sonsuz canlılık vadeder gibidir. Ancak öteki olmaksızın tariflenemez bu. Yaşamayı unutturur bize.

Kelime ve yalnızlık aynı ölüm ve sonsuz (hayat) gibi birlikte çalışır. Ne ötekine/bütüne tümden bağlı ve böylece sonsuza kadar var olabiliriz ne de kimsesiz, yalnızlık içinde bir başımıza ölümü kucaklayabiliriz.
İkisini aynı anda kucaklayabilmek belki de nefes almak için idealdir.
Acaba Oğuz Atay mühendis olmasaydı da bir psikoloji kuramcısı olsaydı dünya nasıl bir yer olurdu?


Comments